Blog nedir? . . . Kendi blogunu oluştur ;)
Yazılar

'Türbanlı görüntülerimden nefret ediyorum

ürkiye'nin ilk türbanlı spikeri, neden örtündüğünü ve neden vazgeçtiğini anlattı

Türkiye'nin ilk türbanlı spikeri Kübra Doğru, neden örtündüğünü ve örtünmekten neden vazgeçtiğini Haberturk'de yayınlanan 'Söz Sende' programında Balçiçek Pamir'e anlattı.

Önce medyayı sorayım. Güzel Sanatlar'da resim okumuşsun. Niye medya?
Aynı süreçte çok yakın arkadaşlarımız vesilesiyle özel radyo ve teeleviyonların yeni yeni başladığı dönemdi. O dönemde radyoya önerdiler. Çok güzel okuduğumu söylüyorlardı. Cahil cesaretiyle gittim. Öyle başladım.

O zaman başın örtülü müydü?
Hayır.

Peki ailen nasıl bir aile?
Tamamen kendi kararlarını vermek için ortam sağlayan bir anne babayla büyüdüm. Ne muhafazakar ne de marjinal bir ailye sahip değilim. Geçmişi soylu, Kafkas Türkleri...Bir tarafımda Dursun Akçan var bir tarafımda bakanlık yapmış Abdülmecit Doğru var. Onların içinden gelip bir şeylere duyarsız kalmak imkansız. Algılarınız bir şeylere sürekli açık. Beni yönlendiren kimse yoktu.

Kaç yaşındaydın başını örtmeye karar verdiğin zaman?
Sanırım 24. O dönemde çok fazla her anlamda herkesi okuyan biri olduğum için. O dönemde okuduğum Mesnevi, onu okuyanlarla bir arada vakit geçire geçire o arayış sizi o tarafa doğru kanalize eder.



"Ben islamın gereklerini yerine getirmeliyim" ya da "Başımı örtmeliyim gibi bir şey mi oluyor?"
Nasıl ki herkesin ilk gençlik döneminde muhalif isteği vardır ya. Bir şeylere karşı ispatlayış kendimce seçtiğim, uyguladığım...

Fatih'e gitmişsin, başörtüsü almışsın. Ne yaptı ailen bundan sonra?
Bu fikrin farkındaydılar. Kanalize olduğumun farkındaydılar. Zorlukların söylenildiği bir noktada böyle bir giyimle karşılarına çıktığımda "Sen bilirsin" dediler.

Peki çevre nasıl karşıladı? Mahalle baskısı başka türlü de olabiliyor çünkü.
Ben o dönemde TGRT'de bir haber programında çalışıyordum. Arkadaşlarım biliyordu. "Kanal 7 diye bir televizyon açılacak, sen oraya geçersen hem örtünebilirsin hem de işini yapabilirsin" Bu o zaman çok mantıklı geldi ve uyguladım.

Ve sertifikalı ilk kadın spiker oldun Türkiye'de. Hatta yabancılar seninle röportaj yaptı değil mi?
Benden önce de vardı ama geri plandaydılar. O dönem oraya geçtikten sonra şunu farkettim. Hem bu prototip içinde hem de mnedyada bu şekilde var olunamaz. Çünkü o islami kriterlere uygun değil bir kere.

Neden uygun değil? Ekranda görünmek mi?
İncelediğinizde bana göre uymuyor. Nu işi yapıp çeşitli insanlarla vakit geçirmek zorundasınız. Ya işi tercih edersiniz ya da olmak istediğiniz yolda ilerlersiniz.

İkisi bir arada olmuyor mu?
Bence olmamalı. Çünkü ikisi de birbirine aykırı. Tercihlerde her zaman ortyak nokta doğru olamaz. Tercihler tartışılamaz. Bu noktada olanlar varsa tercih yapacaklar.

Başını örttükten sonra çevre de değişiyor mu? İki tarafı da bilen biri olarak, başını örtünce dışardaki birinin bakışı farklı mı oluyor?
Hiç böyle hissetmedim. Şu anki yaşam biçimim neyse o zamanki de oydu. Yaşam biçimimi örtüyle bağdaştıramadığım için..

O yaşam biçimi neydi de örtüyle bağdaşmadı?
Bu mesleği yapıp da siz başörtülü ve o kisve altında yaşayan biri olduğunuzu iddia etmemelisiniz.

Peki herhangi bir meslek yapılabilir mi başörtüsüyle?
Yapılabilkir. O konuda kimseye bir şey diyemem.

Başı örtülü birinin yapabileceği en iyi şey evde oturmak mı?
Bu konu çok sancılı ve kişisel tercihlere kalmış bir şey.

Ben şunu merak ediyorum. Medya mı uygun değil sadece?
Bilemem çünkü bu şekilde çalışmaya devam edenler de var. Onlar için de o doğru.

Bir röportajında "Düşündüğümü, hayal ettiğimi bulamadım" demişsin başını kapatınca. Ne hayal ediyordun?
Bu röportajdan sonra bu süreç başlamıştı. benim yaşam biçimim içinde okudukarlımla yaşadıklarım arasındaki tezatlık hayal ettiğim şeyleri bana göstermedi.

Bu sektörde hem örtülü hem bu mesleği yapan biri olarak kademe kademe iş yapamayacağımı düşündüm. Sorumlukları yerine getirme ve para kazanma içindi. Bireysel devrim diyorum ben buna.

Başını açtığın gün bir yabancılık çekmedin mi? Ait olduğun gruba ihanet ettiğini hissettin mi?
Ait olduğumu hissetmiyorum. Kendi kararlarımı aldım.

Aforoz edilmekten korktun mu?
Ben o dönem sadece o kitleyen hitap eden programlar yaptım. Öyle düşünen insanlara program yapıyordum. Çevrenizde o insanlardan oluşuyor. Onlar tarafında afaroz edilmiş hissettim.

Kanal 7'den niye istifa ettin?
İşimi yapmak istiyordum.

Başını açınca yapamayacak mıydın?
Hayır, yapanlar var. Siz miyadınızı tamamladıktan sonra...Bu iş böyle bir iş. Dolayısıyla yenileri devam ettirecekti. Benim orada yapabileceklerim o kadardı. Ben her şeyi denemiştim. Sabah programı, çocuk programları.

Türbanlı fotoğrafları hiç göndermedin..
Gerek yok.

Benim de nefret ettiğim fotoğraflarım var.
Onun gibi bir şey.

Başörtüsünü çıkardıktan sonra tepkiler aldın mı?
Emine Beder ile bir TV programından sonra Kanal A'ya başladım o sürede TV'de iş yapmadım. TV ile birebir ilişkim olmamıştı bir süre.

Başını açarken birinden destek aldın mı? Fetva gibi..
Kendi içsel durumunuzu rahatlatma adına psikoloğa gidersiniz. O sürede fetva almalar vermelr vardı. Rahatlamak için istemesem de fetva aldım. Ben böyle bir şeyi uyguladım. O dönem için rahatlatan bir vatan

Bu kez de Rahmi Koç'a çattı

Başbakan Tayyip Erdoğan, İl Başkanlarına seslendiği toplantıda İşadamı Rahmi Koça'a ağır bir eleştiride bulundu....

Erdoğan, partisinin genişletilmiş il başkanları toplantısında konuştu.

Siyasetin tabiatı gereği zor, mesuliyetli ve meşakkatli bir iş olduğunu söyleyen Erdoğan, siyaset kurumuna hariçten bakıp elini taşın altına koyma mesuliyeti üstlenmeyenlerin genellikle siyaseti kolay sanan tutum içinde olduklarını ifade etti.

Zaman zaman herhangi bir yerde bir güzellik olsa ‘Keşke bundan siyasetçiler de nasibini alsa’ denildiğini kaydeden Erdoğan, “Geçmişten bugüne bu hep böyle oldu. Ama ülkemizde bundan nasibini alamayan, kendi meslektaşlarını hiç göremezler ya da kendi meslektaşlarının Türkiye’yi nereden nereye getirdiğini hiç görmezler. Onlara aslında, bir aynaya bakın da kendinizi bir görün, demek gerekiyor. Çünkü ülkemizin hiçbir zaman olumlu yanını değil de hep kendilerini bardağın boş tarafını görmekle görevli telakki ederler. Böylece gölgeler altında bir yaşam sürmeye devam ederiz. Siyaset, size muhalefet edenlerin de, toplumun tümünün hukukunu güvenceye altına almayı gerektirir" diye konuştu.


“BEN BU KONUDA TARAFIM”

22 Temmuz akşamı parti genel merkezinde yaptığı konuşma için ‘Konuşma sadece orada kaldı, maalesef ondan sonra buna uyulmadı’ gibi kasıtlı bir argüman ortaya çıkarıldığını söyleyen Erdoğan, o akşamki konuşmanın bir milat olmadığını bugüne kadar dile getirdiklerini tekrarladıklarını kaydetti. “Bizler hiçbir zaman bu ülkede ayrımcılığın tarafı olmadık” diyen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

KOÇ'U HEDEF ALDI

“Ben işyerime asla sakallı ve bıyıklı olanı asla almam, diyenlerden yana olmadık. Bugün dünyanın neresinde böyle bir ilkel anlayış var? Kendi insanları arasında böyle bir ayrımcılığı yapmanın sosyolojik anlamda bir tanımı olabilir mi? İnsana bakışın böyle bir tanımı olabilir mi? Düşünebiliyor musunuz, bu ülkede birçok şeylerin konuşulduğu zaman güya kendilerine saygı duyulduğunu zannediyorlar. İşte bu insanların bu ülkede primi yoktur, karşılığı yoktur. Bunlar ancak kendi lobilerinde kalırlar. Zira bu insanlar asla benim vatandaşlarım arasında kendilerine o arzu ettikleri sevgiyi saygıyı bulmazlar. Eğer bunu ben söylüyorsam, eğer burada bana taraf deniyorsa evet ben bu anlamda tarafım. Niye, çünkü benim vatandaşlarımın arasında böyle bir ayrımı yapma hakkına kimse sahip değil."

(VATAN'ın notu:

Sayın Başbakan'ın 'ayrımcılık' eleştirisi doğrusu bize biraz haksız geldi. Çünkü Rahmi Koç o sözleri giyim kuşam konusundaki özel hassasiyetini ifade etmek için kulllanmış "Sakallı, bıyıklı adam katiyen almam" dedikten sonra eklemişti.
" Kirli sakal da sevmem. Cote D’Azur’e gider gibi işe gelinmez. Bluejean de giyilmez. Kadınlar da mini giyemez! Buranın da kendine göre bir ciddiyeti var.Tişört olmaz, gömlekle gelecek, bir yakası olacak. Çorabı düşük adam da sevmem. Eti gözükmeyecek, ayakkabılar da boyalı olacak. Kadın personel için de düzgünlük isterim. Çok frapan olmasın" diye eklemişti.)

TeriosEco alanlara Shell’den hediye

Daihatsu ve Shell, Terios’un LPG’li versiyonu TeriosEco 1.5 müşterilerine yönelik özel bir işbirliğine imza attı

TeriosEco 1.5 alanlara, Daihatsu ve Shell AutoGas’dan sürpriz hediyeler sunuluyor. TeriosEco 1.5 satın alanlara Shell AutoGas tarafından 100 YTL değerinde otogaz dolumu hediye ediliyor. Bunun yanı sıra Shell Smart Card ve başka çevreci hediyeler de dağıtılıyor. TeriosEco 1.5, 38 bin 850 YTL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. vatan

2,5 yıllık sevgilisi Elizabetta ile plajda sevişirken paparazzilere yakandı....

İtalya'da aşırı sağcı Kuzey birliğinin başı, eski dışişleri bakanı, yeni meclis başkanı ve neo faşist Gianfranco fini, 2,5 yıllık sevgilisi Elizabetta ile plajda sevişirken paparazzilere yakandı...Görüntüler katolik İtalya'da şok etkisi yarattı. Blog siteleri, Fini ile fotoğraf yüzünden dalga geçiyor. Şimdi İtalya'da günün konusu 56 yaşındaki adamın Viagra alıp almadığı....


Otomotivde son kampanyalar

Otomotiv kampanyaları tam gaz devam ediyor... İşte kaçırılmayacak fırsatlar!Seat’te 3 bin 400 YTL’lik ekipman hediye ediliyor

* Seat, Ibiza ve Cordoba Stylance modelleri için 30 Haziran’a kadar geçerli yeni bir kampanya başlattı. Bu araçlarda 3 bin 400 YTL değerindeki hız sabitleyici, yol bilgisayarı, metalik renk, ısıtmalı ve katlanabilir yan aynalar, elektrikli arka camlar, yükseklik ayarlı yolcu koltuğu ve alüminyum alaşım jant müşterilere hediye ediliyor.

Ayda 500 YTL taksitle Renault Clio HB satılıyor

* Renault, Haziran ayında tüketicilere çifte avantajla otomobil sahibi olma fırsatı sunuyor. Megane Sedan modelinde 700 YTL taksit imkanı ve 2 bin YTL indirim bulunuyor. Clio HB ise 500 YTL taksit ve 1.000 YTL indirimle satılıyor.

Transit Connect alana 2 yıllık bakım bedava

* Ford Otosan, Haziran’da Transit Connect alanların 2 yıl boyunca tüm periyodik bakımlarını karşılıyor. Bakım kampanyasının yanı sıra yüzde 4 ilave indirim olanağı veya Ford Finans’tan 15 bin YTL 15 ay yüzde 0 faiz sağlanıyor.

Fiat araçlarda taksitleri 4 ay atlatma fırsatı

* Fiat Finans desteğiyle Linea “20 bin YTL krediye 24 ay yüzde 0.99 faiz fırsatıyla satılıyor. Ayrıca 4 ay boyunca taksit atlatılabiliyor. Grande Punto için Fiat Finans’ın “14 bin YTL krediye 12 ay sıfır faiz” kampanyası da devam ediyor.

Goodyear’dan 4 lastik alana NASCAR aracı

* NASCAR’ın resmi sponsoru Goodyear, 17 Ağustos tarihine kadar geçerli olacak kampanya dahilinde her 4 adet Goodyear YP, UYP veya 4x4 lastiği alımında 1 adet 1/24 ölçekli NASCAR model arabasını hediye edecek.

AKP'de 'kan düşmanım' kavgası

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı AKP’li Asım Güzelbey ile AKP İl Başkanı Ökkeş Eruslu'nun ihalesi polemiği büyüyor

DHA


AKP'de il başkanı ile belediye başkanını karşı karşıya getiren olay yerel yayımlanan Telgraf Gazetesi’nin Recep Koç Parkı’nda yapılacak Disneyland benzeri eğlence parkının 23 Nisan’da ihalesini 10 milyon 250 bin euroya alan Fransız Loftus firması ve firmanın Gaziantep’teki temsilcisi Yükseliş Eğlence Parkları Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile ilgili iddiaları gündeme getirmesiyle patlak verdi.



Gazete, 27 Mayıs günkü nüshasında ‘Gaziantep- Nice skandal hattı’ başlıklı haberinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey ile oğlu Güven’in firma sahipleriyle birlikte ayrı ayrı çekilmiş fotoğraflarına yer verdi ve 5 bin YTL sermaye ile kurulan bir şirkete 10 milyon 250 bin euroluk ihalenin verilmesine dikkati çekti.

“BUNU YAPAN KAN DÜŞMANIM”

Yerel gazetenin bu haberi üzerine konuyla ilgili görüşlerini açıklayan AKP İl Başkanı Ökkeş Eruslu, parti olarak gerekeni yapacaklarını söyledi.

Başkan Eruslu, “Biz, tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmeyeceğiz, devletin malını çalmayacağız çaldırmayacağız diye dör AKP İl Başkanı Ökkeş Eruslu ile Belediye Başkanı AKP’li Asım Güzelbey şimdi kanlı bıçaklı oldu.
t dönmüş adamlarız. Eğer, bu şu anda yapılıyorsa ve bunu kim yapıyorsa, hangi şerefsiz yapıyorsa, onu da söyleyeyim o benim kan düşmanımdır. Her türlü üzerine gideceğiz. Kim yaptıysa, kim yapmışsa” dedi.

GÜZELBEY’DEN ÜSTÜ KAPALI YANIT

AKP İl Başkanı Eruslu’nun yaptığı açıklama gazetelerde yer alınca, Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey de, iki ayrı yerel televizyonda canlı yayına katılıp eleştirilere yanıt verdi.

Güzelbey, Eruslu'ya üstü kapalı verdiği yanıtta, “Bu bizim iç sorunumuzdur, içeride konuşulur. Bazı insanların parti içi sorunları basına taşımasını kınıyorum. Eğer senin ağzından çıkanı kulağın duymaz da her önüne gelene her şeyi söylersen o zaman sorumluluk sahibi bir mevkide oturma hakkına sahip değilsin. Geçenlerde il başkanının benimle ilgili olarak beyanat vermesini doğrusu yadırgadım. Genel merkez herhalde il başkanını uyaracaktır” dedi.

ŞURAYA KATILMADI

Tüm bu tartışmaların arifesinde, 14 Haziran'da Şehitkamil Spor Salonu’nda yapılan AKP Gaziantep İl Teşkilatı 5'inci İl Danışma Meclisi ve Yerel Yönetimler Şurası’na Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey katılmadı. Yerine vekil olarak Ünsal Göksen’i gönderen Güzelbey, jandarma teşkilatının kuruluş yıldönümü törenlerine gitti.

TARTIŞMALI İHALE MECLİS GÜNDEMİNDE

AKP Genel Merkezi, Gaziantep İl Başkanı Ökkeş Eruslu ile Büyükşehir Belediye Başkanı Asım Güzelbey arasında ipleri koparan ihale tartışmasına el koyarken, muhalefet partileri konunun üzerine gitti.

CHP Gaziantep Milletvekili Akif Ekici, İçişleri Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM'ye yazılı soru önergesi verdi. CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz de Kamu İhale Kurumu’na başvurarak ihaleyle ilgili iddiaların soruşturulmasını talep etti.

Konuyla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenleyen MHP Gaziantep İl Yönetimi de ihaleyle ilgili suç duyurusu yapacaklarını açıkladı.vatan

Türk ortak Suzuki’ye 150 binlik cip fabrikası kuralım teklifi götürd


Türkİye’nİn ilk otomotiv markası distribütörlüğünü üstlenen Suzuki Otomobil Pazarlama ve Ticaret, 25’inci yaşında Japonlar’a ‘Gelin birlikte üretim yapalım’ teklifi götürdü. Türkiye’de çeyrek asrı geride bırakan şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Ural Hakverdi, 15 yıl önce Suzuki’ye sundukları fabrika kurma önerisini geçen yıl yinelediklerini, yatırım için karar alınmasını beklediklerini söyledi.

Hakverdi, “15 yıl önce Suzuki’ye ‘Gelin Türkiye’de fabrika yatırım yapalım’ önerisi getirdik. Samurai’yi üretmek istiyorduk. Kabul ettiler, ancak yıllık üretim kapasitesinin 20 bin adet olmasını şart koştular. Biz de fizibl olmadığı için kabul etmedik” dedi.

Üretim konusunda ısrarlarını bugüne kadar devam ettirdiklerini vurgulayan Hakverdi, şöyle devam etti:

“2007’de ise Avrupa’da çok iyi satan Grand Vitara’yı üretmek için teklif götürdük. Rusya’da Grand Vitara tesisi kurdular ama araç yetiştiremiyorlar. Türkiye’de planladığımız fabrika 100-150 binlik kapasiteye sahip olacak. ’Avrupa, Güney Doğu, Kuzey Afrika bölgelerini bize verin’ dedik. Avrupa’da bir fabrikaya daha ihtiyaçları bulunuyor. Bu yatırım için en şanslı olarak Türkiye ve Fransa olduğunu kendileri de söylüyor. Suzuki’nin kararını bekliyoruz.”

İlk aracı Turgut Özal test etti

Ural Hakverdi, “Türkiye’de bir otomobil markasının distribütörlüğünü 1984’te ilk biz üstlendik. İlk etapta 7 araç ithal ettik. Daha sonra 300 adetlik parti geldi. O dönemde Başbakan Turgut Özal, eşi Semra Hanım’la birlikte Yeniköy’deki evlerinin yokuşunda aracı denedi, beğendi” dedi.

Sözünü tutmayınca, piyasanın Çalık’a biçtiği faiz 16.4’e çıktı

Çalık’ın 2012 vadeli her 100 dolarlık nominal değerli tahvilinin piyasadaki değeri 78.18 dolara indi.

Çalık’a güvenen bir yatırımcı, bugün Çalık’ın borç tahvilinden alıp dolar cinsinden yıllık yüzde 16.44’lük kazancı cebine koyabilir

İkİ kamu bankası Halkbank ve Vakıfbank ne şahsi kefalet ne de başka bir Çalık şirketi ipoteği istemeden Sabah-atv’yi alan Turkuvaz’a 750 milyon dolar krediyi libor artı yüzde 4.85’le yani yaklaşık yüzde 7.9 faizle verip “iyi iş yaptık” demişti.

Kamu bankaları, Çalık Grubu’ndan dolar cinsinden yıllık yüzde 7.9 faiz almaya razı olarak 375’er milyon doları gözlerini kırpmadan verirken, piyasanın Çalık’a biçtiği faiz ise yüzde 16.44’e çıktı. Yani Çalık tahvilleri piyasa tabiriyle tam anlamı ile junk bond “Çöp tahvil” oldu. Piyasanın Çalık’a biçtiği faiz kamu bankalarının biçtiği faiz oranının iki katından bile fazla bir seviyeye yükselmiş durumda.
Bu aslında şu demek: Kamu bankaları madem Çalık Grubu’na çok güveniyorlardı, gruba kredi açmak yerine, daha önce grubun ihraç ettiği tahvillerden satın alsalar, iki kat daha fazla kazanabilirlerdi.




Zira Çalık Grubu’nun 5 Mart 2007 tarihinde piyasaya çıkardığı 200 milyon dolarlık 5 yıl vadeli tahvilin dün saat 16.00 itibarıyla Londra Borsası’ndaki en iyi alış fiyatı 78.18 dolar, en iyi satış fiyatı ise 81.18 dolara gerilemiş durumda.

5 Mart 2012 vadeli tahviller ilk çıktığında üzerinde yüzde 8.5 faiz vardı. Yatırımcılar her 6 ayda bir bu faizin yarısını alabiliyor. 2012 yılında vade bitiminde de ana paralarını geri alacaklar. Ancak dün itibarıyla her 100 dolarlık nominal değerli Çalık tahvilinin fiyatı, artan riskler yüzünden 78.18 dolara indi. Böylece üzerindeki faiz ile birlikte kazancı yüzde 16.44’ü buldu. Şayet en iyi alış rakamını yakalayamayıp en iyi satıcıdan yani 81.18 dolardan bile alsanız faiz geliriniz yüzde 15.20’yi geçiyor.

SÖZÜNÜ TUTMADI BORÇ VERENİ ZARARA UĞRATTI

Çalık Grubu’nun söz konusu tahvillerinin piyasa değerinin 100 dolarlık nominal değerinin 22 dolar erimesinin temel sebebi ise Çalık Grubu’nun kreditörlere verdiği sözü tutmaması olarak gösteriliyor. Çalık Grubu, 200 milyon dolarlık borcu uluslararası yatırımcılardan isterken “Faaliyet gösterdiğim 5 ana sektörün dışına çıkmayacağım” sözü vermişti. Bu sözüne rağmen Çalık Grubu, Sabah-atv ihalesine girerek hem yatırımcılara verdiği sözü tutmamış oldu hem de yatırımcıları tedirgin etti.
Tahviller 5 Mart 2007’de ihraç edildi. Tahviller mortgage krizinin ilk sinyallerinin alındığı Temmuz başlarına kadar 100 dolar civarında seyretti. Hatta 1 Haziran 2007’de rekor fiyat olan 100.18 dolara kadar çıktı.
Dünyada kriz havası başlayınca fiyat Temmuz ortalarında 95 dolara kadar düştü. Ancak sonra tekrar toparlayıp Kasım 2006 sonuna kadar 96-98 dolar bandında seyretmeye devam etti. Ne zaman ki Çalık Grubu 7 Aralık 2007’de Sabah-atv ihalesine tek katılımcı olarak girdi, tahvillerin fiyatı da gevşemeye başladı. Şubat 2008’de 90 doların altına inen tahviller, Mart ayı boyunca da 80-88 dolar bandında iki kez büyük inişler yaşadı. Dün itibarıyla ise Çalık tahvillerinin fiyatı 78.18 dolara kadar geriledi.

İşte bu rakamlar; yüzlerce, binlerce oyuncusu olan dev bir piyasanın Çalık’a biçtiği gerçek faiz oranını gösteriyor. Çalık’ın gerçek kredibilitesi, piyasada belirlenen bu oranlar. Üstelik söz konusu tahvillerin arkasında Çalık Holding, GAP İnşaat ve Çalık Enerji’nin garantileri bulunuyor. Yani tahvillerin teminatları, Sabah-atv alımı için verilen kredinin teminatlarından çok daha güçlü. Kamu bankaları Çalık’a Sabah-atv alımı için 750 milyon doları verirken, sadece Sabah-atv’yi alan Turkuvaz’ın hisselerini teminat olarak almakla yetindiler. Tahvillerin garantisine göre çok daha zayıf olan bu teminata karşılık faizi yüzde 7.9 olarak belirlediler. Oysa piyasa daha güçlü teminatları olan 200 milyon dolarlık tahvile yüzde 16.44 faiz biçiyor. Bu oran, Çalık Grubu bugün uluslararası piyasaya çıksa ve bir tahvil ihracı daha gerçekleştirse kendisinden istenecek faiz oranının da somut göstergesi niteliğinde.
İki kamu bankasının “İyi iş yaptık” diyen yöneticileri her gün Çalık tahvillerinin fiyat seyri ile uluslararası yatırımcılardan “Hayır iyi iş yapmadınız. Krediyi çok ucuza verdiniz” şeklinde tekzip yemiş oluyor.

volkswagen, bmw, audi, nissan, fort,, chevrolet


Touareg
2008
Volkswagen
Detaylar

Z4 Roadster
2007
BMW
Detaylar

TT Coupé
2007
Audi
Detaylar

Leganza
2007
Daewoo
Detaylar

Skyline
2002
Nissan
Detaylar

RS 4
2007
Audi
Detaylar

997 Turbo
2008
Porsche
Detaylar

SULTAN 125S
2008
Otokar
Detaylar

Mustang
1979
Ford
Detaylar

A3 Sportback
2007
Audi
Detaylar

A Serisi
2008
Mercedes
Detaylar

Polo
2004
Volkswagen
Detaylar

Carrera
2007
Porsche
Detaylar

Clio Symbol
2007
Renault
Detaylar

C5 SXPK 2.0 HDI
2007
Citroen
Detaylar

Coupe
2000
Fiat
Detaylar

350 Z
2005
Nissan
Detaylar

7 Serisi
2007
BMW
Detaylar

Camaro
1997
Chevrolet
Detaylar

Mustang
1965
Ford
Detaylar

MICRA 1.2 MOOD
2007
Nissan
Detaylar

Vectra
2001
Opel
Detaylar

ME412
2008
Chrysler
Detaylar

GT3
2005
Ford
Detaylar

Beetle
2005
Volkswagen
Detaylar

Cruiser
2004
Chrysler
Detaylar

Viper SRT10 ACR
2008
Dodge
Detaylar

4X4
2008
Lada
Detaylar

Alfa 147
2007
Alfa Romeo
Detaylar

Mustang
1984
Ford
Detaylar

C4 SX 1.4İ 16V
2007
Citroen
Detaylar

55
1955
Chevrolet
Detaylar

Fiat
1962
Fiat
Detaylar

A3
2004
Audi
Detaylar

Logan MCV
2007
Dacia
Detaylar

toplu, taşıma, araçları

Arazi Aracı
Otomobil
Modifiye
Konsept Modeller
Minibüs
Kamyonet
Çekici
Otobüs
Kamyon
Nostalji
Toplu Taşıma